İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğü

Koleksiyon

İSTANBUL TÜRBELER MÜZESİ KOLEKSİYONU


Türbeler Müzesi ve bağlı türbeleri ile birlikte Osmanlı ölüm kültürünün yanı sıra, dönemin sanatsal ve kültürel dünyasının da önemli eserlerini günümüze ve gelecek kuşaklara taşımaktadır.

Türbeler Müzesi koleksiyonu, Osmanlı küçük el sanatının en gözde ürünlerini ve tekke kültürü ile ilgili etnografik malzemeleri bir arada bulundurmaktadır. Bu koleksiyon içinde bazı eserlerin gruplar halinde değerlendirilmesi uygun olacaktır.

Türbeler Müzesi koleksiyonu içerisinde Kutsal Emanetler ayrı bir yer tutar. Müze koleksiyonunda farklı türbelerden gelen 40 adet Sakal-ı Şerif mevcuttur. Çeşitli türbelere bağışlanan Sakal-ı Şeriflerin yan yana gelmesi ile Müze envanterinde 40 adet Lihye-i Saadet bir araya gelmiştir ki bu sayı sanırım tek bir kurum bünyesinde bulunan en yüksek sayıdır.

Ayrıca, Eyüp Sultan Türbesi, I. Abdülhamid Türbesi ve III. Mustafa Türbesi içerisinde birer kadem-i şerif muhafaza edilmektedir. I. Abdülhamid, Şam yakınlarındaki Kadem köyünde içinde bir kadem-i şerif saklanan mescidin banisi Şeyh Seyyid Muhammed Ziyact'dan kadem-i şerifi İstanbul'a getirmesini istemiş ve onu başı üstünde taşıyarak getiren şeyhe Samatya’da Kadem-i Şerif adıyla bir tekke yapılmıştır. Bu kadem-i şerif halen I. Abdülhamid türbesinde ziyaret edilebilmektedir. Kadem-i şeriflere gösterilen ilgi bunlar etrafında başka eserlerin de yapılmasına vesile olmuştur. Eyüp Sultan’da bulunan Kadem-i şerife III. Selim döneminde gümüş mahfaza yaptırılmıştır. Aynı şekilde Kadem-i şerif için örtüler ve perdeler imal edilmiştir. Bu perdelerden en önemlisi Hazreti Halid Türbesi 146 envanter numarasına kayıtlı Hattat Mustafa Rakım imzalı olanıdır. Kumaş üzerine altın simli kılaptan işlemeli olan eserin iki siyah zeminli bölümü kırmızı bordür ile çevrelenmiştir. Üstte siyah zemin üzerine sırma ile (Haze Kadem-ül Nebi S.A.V.) yazılı iki satır sülüs yazı vardır. Altta siyah zemin üzerinde ortada Sultan II. Mahmud’un tuğrası ve etrafında ise yaprak ve çiçekler yine sırma ile işlenmiştir. Kırmızı renk bordür de sırma ile dal, yaprak ve çiçek işlemelidir. Bu Kadem-i şerifler halk tarafından bilinmekte ve yoğun olarak ziyaret edilmektedir. Ancak pek bilinmeyen bir Kadem-i şerif ise II. Mahmud Türbesi envanterinde kayıtlıdır. Envanter kayıtlarında ahşap üzerine gümüş kaplama bir çekmece içerisinde muhafaza edildiği yazılmaktadır. Ancak bugün ahşap çekmece harap durumdadır. Kabe iç ve dış örtüleri, Ravza örtüleri, Kabe kuşakları ile Haremeyn ziyaretinden hacılarca getirilerek oluşturulan çeşitli eşyalar bu koleksiyonu tamamlayıcı nitelikte eserlerdir. Bunlar içerisinde Ravza-i Mutahhara çinilerinden koptuğu ve Hz. Halid Türbesi'ne vakfedildiği yazılı kağıt ile çerçevelenmiş bir levha, Hz. Muhammed’in diktiği ağacın yaprağı ile mezarından bir parça toprağın bir arada çerçevelendiği levha ilgi çekicidir.

Koleksiyonun bir diğer ilginç gurubu da hat eserleridir. Çeşitli hattatların eserlerini türbelere hediye etme geleneği olduğu bilinmektedir. Bu geleneği hattat padişahlarda devam ettirmişlerdir. Müze envanterine kayıtlı levhalar içerisinde Sultan III. Ahmed, Sultan II. Mahmud, Sultan Abdülmecid ve Sultan Abdülaziz’e ait hat levhaları da yer almaktadır. Bu eserler müzenin başyapıtları arasındadır. Bu eserlerden birisi de Hazreti Halid Türbesi 48 envanter numarasına kayıtlı levhadır. Kırmızı ipek zemin üzerine altın yaldızlı kağıt oyma tekniğiyle yapılmıştır. Sultan Abdülaziz bin Mahmud Han ketebeli, 1283 tarihlidir. Sülüs yazı ile (İnsanın selameti dilini tutmasıdır) Hadis-i Şerif yazılıdır. Etrafı oyma asma ve üzüm salkımı resimleri ile süslüdür. Sultan Abdülmecid Türbesi 33 envanter numarasına kayıtlı olup Sultan Abdülmecid ketebeli Hilye-i Şerif ise bu alanda yazılmış en iyi eserlerden biri olarak kabul edilmektedir.

Türbeler Müzesi koleksiyonunun eserlerinin önemli bir bölümünü de tarikat eşyaları ile tekke ve dergahlara özgü eşyaların oluşturduğu bilinmektedir. Tarikat kültürü aynı zamanda zengin sembolizm örneklerini barındırmaktadır. Bu sembolizmin en seçkin örnekleri tarikat taçlarında yaşamaktadır. Müze koleksiyonunda yer alan ve bu sembolizmden doğan Taç istifli levhaları da ayrı bir gurup olarak ele almak gerekir. Basit hat istiflerinden örneklerle başlayan bu levhalar, 19. yüzyıl sonuna gelindiğinde derinlik ve canlılık kazanırlar.

Ayrıca, Yavuz Sultan Selim’in Kaftan’ı, Mihrişah Valide Sultan’ın sandukası altında bulunan kullanım eşyaları, Hz. Halid Türbesi envanterine kayıtlı Sancak, II. Abdülhamid tarafından yapıldığı düşünülen Parmaklıklı Kapı ve dival işi tekniği ile üretilen sanduka puşideleri gibi tek tek eserler de müzenin başyapıtları içerisinde sayılabilir.