İstanbul Türbeler Müzesi Müdürlüğü

Hakkımızda

İstanbul Türbeler Müzesi

Kültür ve Turizm Bakanlığı’na bağlı olarak çalışan İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğü, İstanbul’daki Bakanlığımıza bağlı türbelerin her türlü hizmetlerini bir idarece yürütmek amacıyla 15 Şubat 1978 yılında kurulmuştur. Ancak bu kuruluş tarihine kadarki geçen zaman içinde kısa bir tarih yolculuğu yapmanın faydalı olacağına inanıyoruz.

İslam ve Türk kültüründe mezar ve ölü gömme gelenekleri birçok değerli anıtsal eserin ortaya çıkmasına vesile olmuştur. Pazırık kurganlarından Orhun Yazıtlarına, Kubbetü`s-Süleybiye’den Selçuklu kümbetlerine ve Osmanlı türbelerine uzanan bu köklü geleneğin en zengin örnekleri İstanbul’da yer almaktadır. İstanbul geneline yayılan bir kısmı kaybolmuş 400’ün üzerinde türbe ile bu zengin geleneğin izleri hemen hemen her sokağına sinmiştir. İstanbul türbeleri ashaba ait türbe ve makamlardan padişah türbelerine, hanedan ve devlet adamı türbelerinden gönül sultanlarına ait türbelere ve bilim insanlarına ait türbelere uzanan zengin bir çeşitlilik arz etmektedir. İstanbul Türbeler Müzesi ise bu geleneğin topluca yönetildiği en büyük kurumdur.

Bünyesinde bulundurduğu 117 türbe ile Osmanlı İmparatorluğunun kültürel ve mimari mirasını yaşatan kurumların başında gelmektedir. Zira, İstanbul Türbeler Müzesi 1978 yılında bağımsız bir Müdürlük olarak kurulmuş olmasına rağmen, 1925 tarihli 677 sayılı Tekke ve Zaviyelerin Kapatılmasına Dair Kanun’dan bugüne tekke ve türbelere ait eser ve kültürün korunmasında işlev gören az sayıda kurumdan biridir. Cumhuriyetin kuruluşundan kısa bir süre sonra, Heyet-i Vekile (Bakanlar Kurulu) 2 Eylül 1341 (1925) tarih ve 2413 numaralı kararıyla; Tekke ve Zaviyeler ile Türbeler Hakkındaki Kararnamenin 5. Maddesinde, türbelerin kapatıldığı ve kıymete haiz olan türbelerin “Emr-i muhafaza ve idaresi”nin Maarif Vekaleti’ne (Milli Eğitim Bakanlığı) devredildiğini görmekteyiz. Bu emre istinaden kurulan komisyonla “kıymete haiz” türbeler olan,  Türk büyüklerinden ve ayrıca tarihi, mimari ve sanatsal değeri bulunan türbeler tespit edilmeye çalışılmıştır.

13/12/1341 tarih ve 9193/2323 sayılı genelge tarihi ve mimari değeri olup muhafazası kararlaştırılan türbelerin esas tezyinatından sayılan eşyanın kaldırılmasını ve bunun dışında kalan eşyanın müzelere alınması gerektiğini açıklamaktadır. Bu çalışmalarda müzelere yaklaşık 9362 eser toplandığı düşünülmektedir.

İstanbul Türk ve İslam Eserleri Müzesi envanterinde yer alan ve ilk olarak 1939 tarihli katalogda yer alan türbe menşeili eserlerin bu dönemde müzeye taşınmış olması olasıdır. Bu katalogda yer alan eserlerden 200 kalem civarında eser, halen Türbeler Müzesi uhdesinde bulunan türbelere aittir. Eserler arasında, Pertevniyal Valide Sultan Türbesine ait Kabe Kilidi ve Kılıfı, yine aynı türbeden Ravza-i Mutahhara Anahtarı, Mihrişah Valide Sultan Türbesinden yakut ve firuze işlemeli Lihye-i Saadet ve III. Selim’in Tuğrası, Abdülmecid Türbesinden Lihye-i Saadet ziyaretine mahsus Sütun, I. Ahmed Türbesinden üzeri vefk yazılı gömlek ve yine aynı türbeden şehzade elbiseleri ve kullanım eşyaları dikkat çekicidir.

Oluşturulan komisyon çalışmalarına başladıktan bir süre sonra 125 türbenin tarihî ve mimarî kıymete haiz olduğuna karar vererek, bu türbelerin Maârif Vekâletine devredilmesine karar vermiştir.

Komisyonca tespit edilen türbeler, 1925’li yıllarda Maarif Vekaletine bağlı olan İstanbul Arkeoloji Müzeleri Umum Müdürlüğüne bağlanmıştır. 1940 yılında Topkapı Sarayı Müzesi Müdürü Tahsin Öz’ün özel gayretleriyle türbeler, Topkapı Sarayı Müzesi Müdürlüğü sorumluluğuna intikal etmiştir. Tahsin Öz döneminde bu türbelerin onarımı maddi imkânlar elverdikçe yerine getirilmeye çalışılmıştır.

20. yüzyılın ilk yarısında Türbelerde yer alan eserlerin akıbeti konusunda ayrıntılı bilgilerimizin bir kısmını bir dönem Eski Eserler ve Müzeler Umum Müdürlüğü de yapmış olan Hamit Koşay’ın Güzel Sanatlar dergisinde 1949 yılında yayınlanan “Tekke ve Türbeler Kapandıktan Sonra” adlı makalesinden öğrenmekteyiz. Makalede, “Türkiye müzelerine ayrılan bu ödeneğin kafi gelmediği, hele türbelerin ödeneksizlik yüzünden her gün biraz daha haraplığa yüz tuttuğu” vurgulanırken Milli Eğitim Bakanı Hasan Ali Yücel’in katılımı ile 4 Mayıs 1945 tarihinde Vakıflar Genel Müdürü Fahri Kiper’in makamında toplantı yapıldığı ve çözüm arandığı, türbelerin bütünüyle Maarife devrinin gerekli olduğu sonucuna da varıldığı anlatılmaktadır. Ayrıca umumi bütçeden yüz binlerce lira ayrılması gerektiği ve yüzlerce bekçi ödeneği konulması gerektiği de aynı yazıda vurgulanmıştır.

1966 yılında bağımsız bir müdürlük haline gelen Türbeler Müzesi 1970’de yeniden Türk ve İslam Eserleri Müzesi bünyesine alınmıştır. Bu yeni statü 15 Şubat 1978 tarihine kadar sürmüştür.

30 Kasım 1925 tarih ve 677 sayılı “Tekke ve Zaviyelerle Türbelerin Seddine ve Türbedarlıklar İle Bir Takim Unvanların Men ve İlgasına Dair”  kanun ile Türkiye genelindeki bütün türbeler kapatılmıştır. 25 yıl süresince türbeler tamamen kapalı kalmıştır. Bununla birlikte 4 Mart 1950 tarih ve 5566 sayılı kanun ile 677 sayılı kanuna eklenen “Türbelerden, Türk büyüklerine ait olanlarla büyük sanat değeri bulunanlar Milli Eğitim Bakanlığı'nca umuma açılabilir. Bunlara bakım için gerekli memur ve hizmetliler tayin edilir. Açılacak türbelerin listesi Milli Eğitim Bakanlığı'nca hazırlanır ve Bakanlar Kurulu'nca tasvip olunur.'' hükmü gereğince ilk aşamada 8’i İstanbul’da olmak üzere toplam 19 türbe ziyarete açılmıştır.

Diğer taraftan özel nitelikleri göz önüne alınan bazı türbeler bu tarihten çok daha erken dönemde Müze olarak ziyarete açılmıştır. 1927’de Müze olarak ziyarete açılan Konya’daki Mevlana Dergahı buna örnektir. Ayrıca benzer bir durum Hacı Bektaş Veli Dergahı içinde geçerlidir. Dergah, külliyenin geniş kapsamlı onarımlarının tamamlanmasının ardından 16 Ağustos 1964 tarihinde ziyarete açılmıştır.

7 Şubat 1990 tarih ve 3612 sayılı kanun değişikliğiyle “Türbelerden Türk büyüklerine ait olanlarla büyük sanat değerleri bulunanlar Kültür Bakanlığınca umuma açılabilir. Bunlara bakım için gerekli memur ve hizmetliler tayin edilir.” hükmüyle, türbelerin açılma ve idare edilme yetkisi Kültür Bakanlığına devredilmiştir.  Günümüzde de türbelerin açılışı Kültür ve Turizm bakanlığınca yürütülmektedir.

İstanbul Türbeler Müze Müdürlüğü’ne İstanbul’un çeşitli ilçe ve semtlerinde bulunan 117 türbe bağlıdır. Bunların arasında Eyüp Sultan, Ebu Şeybe el-Hudri gibi sahâbe türbelerinden, Aziz Mahmud Hüdayi, Merkez Efendi, Yahya Efendi, Ya Vedud, Karaca Ahmed gibi Gönül Sultanları; Fatih Sultan Mehmed, Yavuz Sultan Selim, Kanuni Sultan Süleyman, Sultan II. Mahmut gibi İstanbul’da defnedilen bütün Osmanlı padişahları, Hatice Turhan Valide Sultan, Mihrişah Valide Sultan, Nakşidil Valide Sultan gibi Osmanlı hanedanı valide sultanları, Kılıç Ali Paşa, Piyale Paşa gibi Osmanlı Kaptan-ı Deryaları, Sokullu Mehmed Paşa, Köprülü Mehmed Paşa gibi Osmanlı sadrazamları, Gazi Osman Paşa, Ferhat Paşa, Koca Sinan Paşa gibi Osmanlı paşaları, İstanbul Türbeler Müzesi’ne bağlıdır. Müdürlüğümüze bağlı türbelerin genel ekseriyeti Osmanlı Devleti’nin hassa mimar başıları veya kendi dönemimin en önemli mimarları tarafından inşa edilmiştir.

Teke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından bakımsız kalan türbelerin bakım ve onarımları Türbeler Müzesince sağlanmaya çalışılmaktadır. 2009 yılı sonrasında türbelerin restorasyon, bakım onarım çalışmaları hız kazanmıştır. Bugüne kadar 58 türbede, restorasyon çalışmaları tamamlanmıştır. 24 türbede ise restorasyon çalışmaları devam etmektedir.

Müdürlüğümüz envanterinde türbelerden derlenen 4500 civarında taşınır kültür varlığı bulunmaktadır. Bir kısmı ait oldukları türbede sergilenmekte olan bu eserlerin önemli bir bölümü Müdürlüğümüz depolarında muhafaza edilmektedir. 2010 yılında Müdürlüğümüzce Topkapı Sarayı Müzesi Has Ahırlar sergi salonunda “Sonsuzluğun Kapısı Türbeler” adıyla açılan geçici sergi ile eserlerin önemli bir bölümü ilk kez izleyici ile buluştu. Zal Mahmud Medresesi’nde yeni açılacak sergi ise ülkemizde ilk kez türbe kültürünün geniş ölçekte ziyaretçi ile buluştuğu müze olacaktır.






İdari Kadro


Müdür V.                                                          Müdür Yardımcısı V.

Ekrem AYTAR                                                                                                   Nuray KOCAMAN
                                                                                                                          Ebuzer GÜMÜŞ

                                                                                                                              Müze Uzmanları

                                                                            Erman GÜVEN Filolog
                                                                            
                                                                                                                           Gülçin UZUNER Restoratör/Konservatör

                                                                                                                              Havva SELİM Sanat Tarihçisi

                                                                                                                              Hasan SOLBUDAK Sanat Tarihçisi

                                                                                                                              Leyla ZAMAN Sanat Tarihçisi

                                                                                                                              Gizem NAZLI Sanat Tarihçisi

                                                                                                                               Derya YILDIRIM Tarihçi
                                                                                                                               
                                                                                                                               iç Hizmetler Şefliği

                                                                     Osman AYDOĞAN